dosyalar
meclis klavuzu
Web mail girişi
anket
PMD sitesini hangi sıklıkla ziyaret ediyorsunuz?

Her gün
Haftada bir
Ayda birkaç kez
Arada bir
Linkler

politik-apolitik  

Emekli olmadan kıdem tazminatı nasıl alınabilir?

Son zamanlarda basın sektöründe yaşanan hareketlilik nedeniyle kıdem tazminatı konusunda bir yasa hükmünü arkadaşlara anımsatma gereği duydum. Kıdem tazminatının sadece emeklilik sırasında ya da işten atılma dolayısıyla alınabileceğine ilişkin yaygın bir kanı var. Oysa, 1999 yılında emeklilik yaşı 58-60’a çıkartılırken, 1475 Sayılı İş Kanununa eklenen ve halen de yürürlükte olan hükme göre, yaş dışındaki emeklilik koşullarını (erkekte 25, kadında 20 yıl olan sigortalılık süresi ve prim gün sayısı) yerine getirenler de kendi istekleriyle işten ayrıldıkları takdirde işverenden kıdem tazminatını alabilirler.

Yazar : Ahmet KIVANÇ

BUNUN için aşağıda yer alan örneğe benzer bir dilekçe yazmak gerekiyor. Aynı zamanda Sosyal Güvenlik Kurumu ihtiyarlık şubesine başvurarak, “kıdem tazminatı” yazısı alınıyor. “Kıdem tazminatı alabilmem için yaş dışındaki emeklilik koşullarını yerine getirdiğime dair bilgi” talebiyle ihtiyarlık şubesinden yazı istenirken,  mutlaka, basın çalışmalarının dikkate alınması yönünde hatırlatmada bulunulmasında yarar bulunuyor.

Söz konusu yasa hükmüne göre, örneğin 1 Ekim 1987 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başlayan ve basında yaklaşık 5 bin 800 gün prim ödemesi bulunan bir erkek gazeteci,  normalde 21 yıl dolayında sigortalılık süresine ilave olarak 4 yıl dolayında yıpranma hakkıyla 25 yıllık sigortalılık koşulunu yerine getirmiş oluyor.

Bayan gazeteciler için ise yaklaşık 17 yıl sigortalılık ve 212 sayılı yasaya tabi olarak 5 bin 400 gün prim ödemesi bulunanlar, kendi istekleriyle işten ayrılırken kıdem tazminatını almaya hak kazanıyorlar.

Daha sade anlatımla, yıpranma hakkıyla birlikte kadında 20, erkekte 25 yıl olan sigortalılık süresini dolduranlar ve 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun Geçici 81. maddesinde kendi durumlarına uyan prim gün sayısı koşulunu yerine getirenlerin, kıdem tazminatlarını bu şekilde almalarının önünde hiçbir engel bulunmamakta.

Bir noktayı daha vurgulamakta yarar var. Bazı durumlarda sigortalılık başlangıç tarihi örneğin 1 Ekim 1987 görünmekle birlikte, o dönemdeki sigorta bildiriminde isim yer almıyorsa sigortalılık süresi daha ileri bir tarihte başlamak zorunda kalabiliyor. Bu tür sürprizlerle karşılaşmamak için “kıdem tazminatı” yazısıyla SGK’dan yazılı bilgi almak en iyi seçenek görünüyor.

 

Yasal Dayanak:

* Konuyla ilgili düzenlemenin yer aldığı 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesi şöyle (Bizi esas ilgilendiren bölüm 5. bend)

Madde 14 - (Değişik birinci fıkra: 29/7/1983 - 2869/3 md.) Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin:

1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında,

2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca,

3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle,

4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;

5. (Ek: 25/8/1999 - 4447/45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,

Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.

(Değişik fıkralar: 17/10/1980 - 2320/1 md.):

İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden, itibaren (1) işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 12/7/1975 tarihinden evvel (2) işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur.

İşçinin birinci bendin 4 üncü fıkrası hükmünden faydalanabilmesi için aylık veya toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için yaşlılık sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş olduğunu belgelemesi şarttır. İşçinin ölümü halinde bu şart aranmaz.

T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir.

Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz.

Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malullük aylığının başlangıç tarihinde T.C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz.

Bu maddede geçen kamu kuruluşları deyimi, genel, katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kurumları kapsar.

Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez.

Kıdem tazminatının hesaplanması, son ücret üzerinden yapılır. Parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son bir yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret bu tazminatın hesabına esas tutulur.

Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, tazminata esas ücret,işçinin işten ayrılma tarihi ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır.

(Değişik : 29/7/1983 - 2869/3 md.) 13 üncü maddesinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına esas olacak ücretin hesabında 26 ncı maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de gözönünde tutulur. Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakim gecikme süresi için, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder. İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır. (1)

(Değişik: 17/10/1980 - 2320/1 md.) Bu maddede belirtilen kıdem tazminatı ile ilgili 30 günlük süre hizmet akidleri veya toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine değiştirilebilir.

(Değişik: 10/12/1982 - 2762/1 md.) Ancak, toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez.

(Değişik fıkralar: 17/10/1980 - 2320/1 md.):

İşçinin ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre doğan tazminat tutarı, kanuni mirasçılarına ödenir.

Kıdem tazminatından doğan sorumluluğu işveren şahıslara veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez.

İşveren sorumluluğu altında ve sadece yaşlılık, emeklilik, malullük, ölüm ve toptan ödeme hallerine mahsus olmak kaydiyle Devlet veya kanunla kurulu kurumlarda veya % 50 hisseden fazlası Devlete ait bir bankada veya bir kurumda işveren tarafından kıdem tazminatı ile ilgili bir fon tesis edilir.

Fon tesisi ile ilgili hususlar kanunla düzenlenir.


Dilekçe örneği:

 

                                               .... Gazetesi Temsilciliğine

                                                                       ANKARA

            ......... tarihinden itibaren .... sigorta sicil numarasıyla çalıştığım kurumunuzdan ..... tarih itibarıyla ayrılıyorum. Yeni İş Yasasında da varlığını koruyan 1475 Sayılı İş Kanununun 14. maddesinin 1. fıkrasına 25/08/1999 tarihli 4447 Sayılı Kanunun 45. maddesiyle eklenen 5 numaralı bend gereğince sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısını doldurduğumdan kıdem tazminatımı almaya hak kazanmış bulunuyorum. Kıdem tazminatım ve diğer yasal haklarımın tarafıma ödenmesini talep ediyor, gereğini bilginize sunuyorum.

Pmd  |  Sosyal Sorumluluk  |  Kaynakça  |  Meslek Örgütleri  |  İletişim
Copyright © 2008 | Tasarım : www.dortgoz.com